En Renkli Konuk: Deli Tasarımcı

, , , , 0 Comments


Çaylar bu kez vaktinden biraz erken geliyor. Ama daha saat beş olmadı ki diyor konuğum. Sohbet başlamadan gülüşmeler başlıyor. Havada ılık bir meltem çayın buharıyla oynaşıyor. Ayağımın dibinde bir pisi pisi, ayakkabılarıma bir şeyler fısıldıyor. Derken demli çaydan alınan ilk yudumla başlıyor muhabbet;

Öyle hemen konuya girmeyeceğim, merak ediyorum çünkü; kimdir Deli Tasarımcı? Başlamadan evvel hadi biraz kendinden bahset. 

Ben bir tasarımcıyım, beş sene dijital ajanslarda tasarımcı olarak çalıştım. Şimdi ise sektörde lider bir e-ticaret firmasında sanat yönetmeni olarak çalışıyorum. 

Bu nedenle görsel sanatlardan ürün tasarımına, ev tasarımından web tasarımına kadar içinde tasarım geçen her konuyla ilgiliyim. 

Farklı ve kreatif olan bir şey ile karşılaştığımda oradan sakince uzaklaşıp, hiç bir şey olmamış gibi davranamam. Görsel hafızam kuvvetlidir. Onunla karşılaştığım anı hiç unutmam. 

Hislerim hep abartılıdır. Gördüklerimi hayal gücüm sayesinde daha abartılı yaşarım. Güzel, çok güzeldir benim için. İçim hep kıpır kıpırdır. 

Blogla ilgili konuşmaya başlarsak; blogunun adı “tasarımcının evi” ve sen burayı gerçek bir ev olarak tanımlıyorsun. Renkli, neşeli, cıvıl cıvıl bir yer aslında burası. Peki, neler var bu evde? Ne arayıp, ne bulabiliriz? 

Burası benim evim. 

Evime gelen arkadaşlarım “Aa bu raf, blogda menünün altındaki rafın aynısı”, “Bu sandalye de footer da değil miydi ya” diye konuşup dururlar. Burası gerçek bir ev! 

Bu yüzden adı “tasarımcının evi” 

İşten eve döndüğümde kapısını açıp girdiğim; dinlendiğim, keyifli işler yaptığım renkli evim. 

Bana göre en dikkat çeken bölüm Ev Gezmelerin. Hatta başta gerçek mi bunlar demiş bile olabilirim kendime. Sahiden nerede bu evler, nasıl ulaşıyorsun ev sahiplerine?

Evler Türkiye’den değil, bir kaçı sanal ortamda gezdiğim, keşfettiğim evler. Bir kaçı da yurt dışı seyahatlerimiz sırasında fotoğrafladığım arşivlediğim fotoğraflar. 

Çok yakın zamanda Türkiye’de gezip fotoğrafladığım evler de olacak. Önce kendi evimden başlayacağım. 

Kulağa gayet hoş geliyor doğrusu! Temana uyumlu olarak, çok koldan pek çok paylaşım yapıyorsun ve bu harika. Bu anlamda blog günlük yaşantının neresinde konuşlanıyor ve bundan memnun musun? 

Blog her anımı yansıtıyor. İş yerinde web tasarımları, reklam tasarımları ve moda çekimleri ile ilgileniyorum ki bu tasarimcininevi.com’ da Tasarım menüsüne ilham oluyor. 

İşten sonra, çocuk kitapları için illustrasyonlar çiziyorum, bu da Blog da Tasarımcı çizdi kategorisine içerik oluşturuyor. 

Ve evim, evimin her köşesi bir ev gezmesine ve dekorasyon fikrine ilham oluyor. 

Hani sormadan edemeyeceğim. 10 parmağında 10 marifet var desem abartmış da sayılmam herhalde. Blogu sen tasarladın, paylaşımlar harika, etkileşimler, öneriler, ev gezmeleri… Bu tempoyu neyle açıklıyorsun? 

İlgi alanımla, işimle, zevklerimle ve hayatımla blog arasında iyi bir uyum yakaladım sanırım. Her şey kendiliğinden gelişiyor. Ne yaşıyorsam, onu yazıyorum. En yakın arkadaşına anlatmak gibi, paylaşmak gibi bir şey benim için. 

Çok samimi, sıcak bir ifade oldu. Peki, birkaç kelimeyle blogu tanımlamak gerekirse ‘tasarımcının evi’ nedir? 

Tasarımcının Evi;

Özgündür, samimidir, gerçektir, evdir. 

Oldukça açıklayıcı. Ne zamandan beri tasarımla ilgilisin peki? Yeteneğinin ve tutkunun farkına ne zaman vardın yani? 

Sanırım 7 yaşımdayım, keçeli kalemler almıştım okul için. 
Keçeli kalemler ile küçük post it kağıtlarına resimler çizmiş, onları kolonyalayıp mahallede ki arkadaşlarıma satmıştım J

Zevklerinden para kazanmanın mükemmel bir şey olduğunu çok küçük yaşta keşfettim ben. Tutkum buna bağlı gelişti. Çünkü faturalarını ödeyemediğin bir işe, tutulamıyorsun uzun süre. 

Keyifli bir başlangıç olmuş J Peşinden koşulacak bir tutkuya çok erken yaşta sahip olmuşsun. 

Blog yazarı olmaya nasıl karar verdin? 


Paylaşmayı severim ben, gördüğümü, öğrendiğimi, aldığımı, baktığımı, okuduğumu, yediğimi...

Sanki daha yoğun yaşamama sebep oluyor paylaşmak. O hissi sadece ben yaşadığım zaman emin olamıyorum gerçekliğinden, ama iki kişi yaşıyorsak daha da kıpırdıyor içim J 

Bu yüzden etkilendiğim her şeyi evimde paylaşıyorum. 

Bir araştırma sorusu olarak, merak ettiğim için sorucam; başka bir blogu ziyaret ettiğinde dikkat ettiğin kriterler neler? 

Önce tarzı, sonra tasarımı ve içerikleri. 

Kullandığı dil ve bana ne söylemek istediği de çok önemli. 

O kadar keyifli ve renkli bir sohbeti geride bırakıyoruz ki, insanlar merak edecek doğrusu. Sosyal medyada seni nerede bulabiliriz? 


Beni ve paylaşımlarımı http://www.facebook.com/tasarimcininevicom facebook sayfamdan takip edebilirsiniz. 

Ayrıca Instagram'da ve Twitter'da da fena değilimdir J



Son söz olarak size çok teşekkür ederim. Samimiyetinize bayıldım. 

Diyor son yudumlar içilirken Deli Tasarımcı. Deli diyemem öyle tek başına. Renkli kişiliğiyle renk katıyor iklimimize. Zaman doluyor ve kalkıyoruz masadan. Ceketimin yakası havaya kalkıyor. Aklımda yazı taslağı, yüzümde belli belirsiz bir gülümseme uzaklaşıyorum geldiğim yöne...


Tarık Saydırun

Pertevbey, şaşırtcı bir deneme yazarı aslında. O bir kahraman değilse de, söylediklerinde dinlenilesi öğütler saklı çoğu zaman.

0 yorum: